Bir Gün Herkes Fener Bahçeli Olacak

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 -
  • Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 - !!!!!!!!!!!!!!!! BÜTÜN KIZLAR BÖYLE OLMALI !!!!!!!!!!!!!!!
  • Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 - ?????? ACABA BİZ HAYATIN NERESİNDEYİZ ??????
  • Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 -
  • Yorum ( 1 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 -
  • Kalorifer

    Sınıf öğretmeni öğrencilere teker teker sorular soruyormuş.Ama hiçbiri doğru düzgün cevaplayamıyorlarmış.Öğretmen iyice sinirlenerek başka birine daha soru sormuş.O da bilemeyince -"Bir şey bilmiyorsun, pekii niye geliyorsun sen buraya?" diye bağırarak sormuş. O da cevaplamış: -"Ama sayın öğretmenim, ben kalorifer tamircisiyim, radyatörleri kontrol ediyordum".

     

     

    TERZİ ÇIRAĞI

    Annesi ,Hoca'yı küçükken bir terzinin yanına vermiş.Hoca gün doğmadankalkıp gidiyor,bütün gün çalışıp gece vakti geliyormuş. Dört yıl geçmiş böyle. Dördüncü yılın sonunda ,anası,''Oğlum '',demiş,''bu kadar zamandır çalışıyorsun,herhalde terziliği öğrenmişsindir.'' '' Yarısını öğrendim,''demiş Hoca. ''Sökmeyi beceriyorum.Dört yıla kalmaz,dikmeyi de öğrenirim.''

     

     

    Mezar

    Bir gün mezarlığı 2 kişilik kargo uçağı düşer.Başları Temel'in bulunduğu bir kurtarma ekibi kurulur.Temel basın açıklamasında şöyle der: - Şu ana kadar1000 ölü bulduk ama hala ölüler çıkmaya devam ediyor

    benbahti

     

     

    MÜZİK DERSİ

    Müzik öğretmeni öğrencilerine "yarın sizi notalardan sözlü yapacağım, çalışmadan geleni disipline vereceğim" der.Temel evde çalışıp,ezberlemiş.Okulda öğretmeni onu sözlüye kaldırınca da unutmuş!!! Öğretmeni Temel'i müdüre götürür,"niye ezberlemiyorsun notaları?" der.Temel "DO'yu hatırlayrum, gerisini hatırlamayrum" der.Müdür Temel'in kafasına vurunca da Temel; -"Uyy DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ KA-FA-MİN-OR-TA-Sİ" der...

    ayca_karahan

     

     

    öğrencilere hitabe !

    Ey haylaz öğrenci! Birinci vazifen,bütün birlerini kurtarmak,bütün öğretmenlere yalakalık yapmaktır. Sınıfta kalmamanın yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. Sınıfta seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dişi yada erkek, inekler çıkacaktır. Bir gün sınıfta kalacağım diye endişelenirsen, sınıfta kalmamak için bütün kopya çeşitlerini deneyeceksin. Bu kopyalar arkadaşlarının kağıtları yada senin ufak yazıtların olabilir. Kopya vermeyen yada ispiyoncu arkadaşlar, bu dünyada emsali görülmemiş bir işkenceye mahrum kalabilirler. Cebren ve hile ile tımarhaneye benzeyen sınıfın, bütün köşeleri zapt edilmiş, bütün hocalar başında dikilmiş ve bütün inekler sınıf dışarı edilmiş olabilir. Bütün bu eziklikler içinde bile, bütün hocalar çok psikopat bulunabilirler. Hatta bu manyaklar egolarını tatmin etmek için birbirinden kazık sorular sormuş olabilirler. Ey kopyacının evladı!.. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen,sınav kağıdını doldurmaktır.Muhtaç olduğun bilgi,

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 - FIKRALAR
  • öğrencinin sözlüğü !

    Atmak : Ders anlatmak Asmak : Sözlü günü yapılan gezi Cesur : Kopya çeken kimse Çöp Kutusu : Basket potası Dalga Geçme : Ders dinleme Disiplin : Öğretmenin kozu Esnemek : Ders esnasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalık Felç : Karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık Gardiyan : Nöbetçi öğretmen Hastalık : Mazeret Hayır Sever : Kopya veren Okul : Hapishane İnekleme : Çok ders çalışma Karne : Loto Kuponu Şaşkın : Yeni öğrenci Tebeşir : Cephane Komedi : Yazılıların açıklanması Veli : Ara karneden bile haberi olmayan gariban Çıkış Zili : Can kurtaran Sözlü : Ecel teri,mizan terazisi Not Defteri : Loto kağıdı Öğrenci : Hilkat garibesi,zavallı Öğretmen : Ahiret sualcisi Sınıf : Muhabbethane Ödev : Angarya Sınıf Geçmek : Tahayyül Sınıfta Kalmak : Küme düşmek Teneffüs : Kudurma saati Giriş Zili : Cenaze marşı Masal : Anlatılan ders Enflasyon : Notların öğretmen tarafından düşürülmesi Devalüasyon : Öğretmenlerin kolay sorarak başarı oranını yükseltmeleri Vaka-ı Vakvak : İyi bekleyip düşük alan ö

    furkann

     

     

    kalanizasyon

    temel bir gün yolda giderken kalanizasyon na düş müş çıkamamış hahahahahahahaha!!!...

    oosman

     

     

    nasrettin hoca

    nasrettin hoca giderken birden önünü cocuklar cevirmiş.

    noss

     

     

    deliler

    Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş.Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi en akıllı deli seçmişler.Doktorlardan biri:"Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin"demiş.Deli:"Gelemez çünkü onu kuruması için astım".

    aayse

     

     

    stil

    Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."

     

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 - ŞİİRLER
  • UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece

    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece

    Uykuda dahi yürüyom
    Kalmaya sebeb arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece

    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece

    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlayan gahi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece

     
    AŞIK VEYSEL

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 -
  •           

    HÜRRİYET KASİDESİ

     


    Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

    Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

    Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

    Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

    Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

    Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
    Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

    Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

    Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

    Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
    Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
    Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

    Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

    Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
    hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
    Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

    Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
    Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

    Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

    Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

     Namık Kemal

    Yorum ( 3 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • Pazar, Hazirane 25, 2006 -
  •       

     BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin..

     
    ATTİLA İLHAN

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    bir gün herkes fener bahçeli olacak çünkü başkan gitmedi

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • gelincikler
  • waluable
  • elmasbalim
  • omergurel

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa |